Cumhurbaşkanı olmadan önce son kez konuştu!

10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son kez Genel Başkan ve Başbakan sıfatıyla düzenlenen 1.Olağanüstü Büyük Kongre'de partililere hitap etti. Ankara Arena Spor Salonu'nda yapılan kongrede konuşan Erdoğan, en fazla zamanı paralel yapıyla mücadeleye ayırırken, en dikkat çekici cümleleri ise partisine oy vermeyen kesime ithafen yaptığı konuşma oldu. Erdoğan, "Biz, sizi çok iyi anlıyoruz, yaşadığınız tarihsel süreci biliyoruz. Sizin yaşam tarzlarınızı, değerlerinizi anlıyoruz, taleplerinizi, arzularınızı biliyoruz. Sizin de bizi anlamanızı istiyor, bizim nasıl badirelerden geçerek bugünlere geldiğimizi anlamanızı istiyoruz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı olmadan önce son kez konuştu!
ANKARA - Ak Parti'de Cumhurbaşkanlığı devir-teslim töreninden bir gün önce gerçekleştirilen Ak Parti Olağanüstü 1. Büyük Kongre heyecanı vardı. Onbinlerce partilinin katıldığı kongrede Recep Tayyip Erdoğan son kez Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan sıfatıyla partililere seslendi.

Erdoğan, Ankara Arena Spor Salonu'nda yapılan Ak Parti Olağanüstü 1. Büyük Kongresinde yaptığı konuşmada, milli geliri 230 milyar dolardan aldıklarını, 820 milyar dolara yükselttiklerini belirterek, "Kamu net borç stokunun milli gelire oranı yüzde 73'tü onu da yüzde 35'e düşürdük. Bu noktada da güçlüyüz" diye seslendi. 

"SİZİ ANLIYORUZ, SİZ DE BİZİ ANLAYIN"

Başbakan olarak son gününde, Ak Parti'nin Genel Başkanı olarak son dakikalarında 77 milyon vatandaşa elini tekrar uzattığını belirterek, "Diyorum ki: Biz, sizi çok iyi anlıyoruz. Yaşadığınız tarihsel süreci biliyoruz. Sizin yaşam tarzlarınızı, değerlerinizi anlıyoruz. Sizin taleplerinizi, arzularınızı biliyoruz. Ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum, sizin de bizi anlamanızı istiyoruz. Bizim nasıl badirelerden geçerek bugünlere geldiğimizi anlamanızı istiyoruz. Hangi yasakları, hangi kısıtlamaları, tehditleri aşarak bugünlere geldiğimizi anlamanızı istiyoruz. Nasıl tahkir edildiğimizi, dışlandığımızı, nasıl zulümlere maruz kaldığımızı görmenizi, bilmenizi, anlamanızı istiyoruz. Hatta hatta bir başbakan olarak bile aldığımız hakaretleri vesaire bilmenizi istiyoruz. Biz sizlere her zaman gönlümüzü açtık anlamadınız. Ama bugün buradan diyorum ki sizin de bizlere gönlünüzü samimi olarak açmanızı bekliyoruz" dedi. 

"CHP, SAĞLIKLI BİR MUHALEFET YAPAMAZ"

Cumhuriyet Halk Partisinin kendisini sorgulaması, tarihiyle yüzleşmesi, parametrelerini artık mutlaka değiştirmesi gerektiğini savunan Erdoğan, şöyle devam etti: 

"Statükoyu savunan, eski imtiyazlarını isteyen, millet ile arasında her daim mesafe olan bir Cumhuriyet Halk Partisi, ülkeye de, millete de fayda sağlayamaz. Kendi ilkeleriyle ters düşen, nerede ise Türkiye düşmanı odak varsa onlarla işbirliğine girişen, yıllardır kıyasıya eleştirdiği paralel yapıya kol kanat geren bir Cumhuriyet Halk Partisi, sağlıklı bir muhalefet yapamaz. Terör meselesine bigane kalan, çözüm sürecinin karşısına ırkçı bir anlayışla adeta duvar gibi dikilen bir CHP milletle barışamaz. İşte şu anda milletin seçtiği Cumhurbaşkanı’nın yemin törenine katılmayacağız diye açıklama yapıyorlar. Bu muhalefet tarzı eskimiştir. Bu muhalefet tarzının son kullanma tarihi geçmiştir. Böyle bir muhalefetin, kendi tabanına da, ülkeye de vereceği hiçbir katkı yoktur ve olamaz."

"MHP, TERÖR MESELENİN BESLEDİĞİ BİR PARTİ OLMAYI TERCİH ETTİ"

MHP'nin de  planı, projesi, alternatif çözüm önerileri olan bir siyasi parti olmak yerine, terör meselesinin beslediği bir parti olmayı tercih ettiğini belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"2007’de, Meclis’e yeniden girdiği günden bugüne kadar MHP yönetimi, Türkiye'nin hiçbir meselesine eğilmemiş, şehit cenazelerini istismar etmiş, terörün varlığını adeta kendi varlığına endekslemiştir. Ancak terörün devamıyla var olabilen bir parti, hiç kuşkusuz, çözüm süreciyle de varlık zeminini kaybedecektir. MHP yönetiminin çözüm sürecine, terörün sona erdirilmesine karşı çıkmasının sebebi de budur. Bu muhalefet tarzının da Türkiye’ye hiçbir faydasının olmadığı açıktır. Öte yandan, HDP de tıpkı MHP gibi, teröre sırtını dayayarak varlık gösteren bir parti olmuştur. HDP, bağımsız, hür, demokratik siyaset yerine, silahların vesayetinde siyaseti tercih etmiş, bundan kurtulamamıştır. Terörist cenazelerini istismar ederek, elinde taş olan çocukların arkasına saklanarak, Diyarbakır’da feryat eden çocukları dağa kaçırılmış annelere kulak tıkayarak, hatta onları tahkir ederek sadece kan siyaseti yapılır, başka bir şey değil."

Erdoğan, HDP'nin yeni Türkiye’de parametrelerini değiştirip, istismardan vazgeçip, kan üzerinden yürüttüğü siyaset tarzını terk edip bir Türkiye partisi olma yolunda ilerlemesi gerektiğini vurguladı.

"CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ, MUHALEFETE DERS OLDU"

Erdoğan, 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminin bu muhalefet partilerine açık bir ders olduğunu ifade ederek, "10 Ağustos'ta  sadece Ak Partililer değil, CHP, MHP, HDP ve diğer partilere gönül veren kardeşlerim de bize oy verdiler. Aynı zamanda kendi parti yönetimlerine de bir ders verdiler diye düşünüyorum. Muhalefetin, tabandan gelen bu ibretlik dersi iyi okumaları en büyük arzumuzdur diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"Bugün, yeni bir gün. Bugün, Türkiye’nin özüne döndüğü gün. Bugün, Türkiye’nin istikbalinin her zamankinden daha açık, daha aydınlık olduğu bir  gün'' diyen Erdoğan, ''Bugün yeni Türkiye'nin doğum günü. Yeni Türkiye, yeni bir siyasete, yeni sosyolojiye, yeni bir ekonomiye tekabül etmektedir. Yeni Türkiye, siyasetin vesayetten kurtularak özerkleştiği bir Türkiye'dir. Her sorunun çözüm aracı siyasettir. Her meselenin çözüm zemini, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Artık bunların dışında bir yol, bir yöntem Türkiye için söz konusu olamaz" ifadelerini kullandı.

"YENİ TÜRKİYE'NİN YENİ SİYASETİ VARDIR"

Eski Türkiye'nin siyaseti imkansızlaştıran bir zihniyete sahip olduğunu, bunun geride kaldığını anlatan Erdoğan, "Eski Türkiye, toplumun potansiyel bir tehlike, tehdit, düşman olduğu algısına dayanıyordu. Çok şükür, Türkiye bu zihniyeti geride bıraktı. Bugün siyaset artık mecrasını bulmuş vaziyettedir" dedi.

Yeni Türkiye'nin siyasetin asıl veya aslifonksiyonunun toplumsal taleplerin siyasi sisteme taşınması olduğunun şuurunda bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, toplumsal talepleri meşru görmeyen siyasetin doğurduğu kronik problemlerin çözüm yoluna girdiğini bildirdi. Erdoğan, "Türkiye bugün çözüm sürecine girmişse, toplumsal farklılıklar siyaseten meşru biçimde ifade edilebiliyorsa, çoğulcu bir tahayyül temelinde toplumsal barışa doğru ilerliyorsak, bunun temelinde yeni Türkiye’nin yeni siyaseti vardır" dedi.

"YENİ TÜRKİYE, EKSİK BİR DEMOKRASİDE UZLAŞAMAZ"

Yeni Türkiye'nin çok güçlü bir temele dayandığını belirten Erdoğan, bu temelin Türkiye’nin yeni sosyolojisi olduğunu söyledi. Yaşanılan büyük değişimin esas mimarının bu yeni sosyoloji olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Dayatmacılığın sonunu getiren, çoğulculuğun hak ve özgürlüğün önünü açan yeni sosyolojik dinamikleri herkesin iyi okuması gerekiyor. Türkiye’de topluma rağmenciliğin sonu gelmiştir, millete rağmenciliğin sonu gelmiştir. Toplumsal meşruiyet siyasetin ana dayanağıdır. Bundan sonra Türkiye, ancak çoğulculukta uzlaşabilir; belli toplumsal talepleri gayri meşru ilan ederek, meşruluk zemini dışına iterek bir uzlaşma gerçekleştirilemez. Yeni Türkiye, çoğulcu bir Türkiye’dir. Siyaset bu çoğulcu toplumsal yapının temsiliyle mükelleftir. Yeni Türkiye’de makbul ve makbul olmayan vatandaş ayrımı yoktur; bütün vatandaşlar eşittir. Dolayısıyla yeni Türkiye’nin üzerinde uzlaşacağı temel değerler daha çok demokrasi, daha çok özgürlüktür. Yeni Türkiye, eksik bir demokraside olmaz, uzlaşamaz. Bu ülkede reşit ve mümeyyiz bir millet yaşamaktadır; sahip olduğu medeniyet değerleriyle, tarihi tecrübesiyle, demokratik olgunluğuyla örnek bir millet yaşamaktadır. Bu milletin vesayete, velayete ihtiyacı asla yoktur."

"TERÖR MESELESİ, ESKİ TÜRKİYE'NEN MESELESİDİR"

Bugün yeni Türkiye kurulurken, yeni Türkiye’ye karşı bir direncin, eski Türkiye’ye bir özlemin de olduğunu gördüklerini anlatan Erdoğan, eski Türkiye’nin aktörlerinin, eski Türkiye’nin çatışmalarını sürdürmek istediklerini, demokrasi açığı kapatıldıkça, toplumsal barış umudu çoğaldıkça, bunu tersine çevirmek isteyenlerin de harekete geçtiğini belirtti.

"Terör meselesi, Eski Türkiye’nin meselesidir" diyen Erdoğan, "Yeni Türkiye’de siyaset dışı araçlarla iş görme imkanı kalmamıştır. Çözümü, barışı reddeden, şiddet araçlarına pirim veren bir siyasetin yeni Türkiye’de karşılık bulması mümkün değildir. Çünkü barışın çok güçlü bir toplumsal desteği vardır ve barış süreci topluma emanettir" ifadelerine yer verdi.

"PARALEL YAPI, TİPİK BİR BÜROKRATİK VESAYET GİRİŞİMİDİR"

Konuşmasında paralel yapıya da değinen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Eski Türkiye’nin bir başka aktörü de var; paralel devlet yapılanması. Paralel devlet yapılanması, siyasi temsil yetkisine ve siyasi meşruiyete sahip olmadan, kamu gücünü kullanarak meşru-demokratik siyaseti tahrip etmek istemektedir. Devlet kurumlarında elde ettiği etkinlikliklerinden siyaseti şekillendirmek arzusundadır. Bu anlamda paralel yapı, tipik bir bürokratik vesayet girişimidir. CHP ve MHP’nin paralel yapıyla işbirliği yapmaları, hem eski Türkiye özlemlerinin, hem de bürokratik vesayet de aynı istikamete bakıyor olmalarının bir sonucudur. Siyaset bu vesayet girişimine taviz veremez, verdiği anda kendi varlığını inkar eder."

Başbakan Erdoğan,17-25 Aralık operasyonlarının da yolsuzluk kılıfı altında, bürokratik vesayetin darbe girişiminden başka bir şey olmadığını ifade ederek, "Ak Parti, bürokratik vesayetin bu darbe girişimi karşısında cesaretle durmuş, bu darbe girişimini etkisiz hale getirmiştir. Devlet içindeki paralel yapı siyaseten mahkum olmuştur. Türkiye’nin yaşadığı son iki seçim, bir anlamda paralel yapının ve destekçilerinin siyaseten tasfiyesi olmuştur" şeklinde konuştu.

"AK PARTİ'Yİ SİZLERE EMANET EDİYORUM"

Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partililere, "Adalet ve Kalkınma Partisi'ni, yani aşkımı, sevdamı, tutkumu, kavgamı da önce Allah'a, sonra sizlere emanet ediyorum" dedi.

"AK PARTİ BEŞİNCİ ÇOCUĞUM"

Bu vedanın ve ayrılığın kendisi için ne kadar zor olduğunu tüm partililerin hissettiğine emin olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolaşırken kardeşlerimin gözlerindeki yaşları gördüm çünkü AK Parti, adeta benim bir çocuğumdu. Bir kez de burada, bu son kongremde, özellikle bir annenin çocuğuyla olan ilgisi, ki benim Ak Parti beşinci çocuğum, Ak Parti nedeniyle zaman zaman ben dört çocuğumu ihmal etmek zorunda kaldım. Çocuklarımdan helallik diliyorum. Onların annelerinden, eşimden de helallik diliyorum. Onlar beni her zaman anladılar ve bana karşı her zaman müsamahakar oldular. Her aşamada benim destekçim oldular, beni bu noktada hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Bu mücadelenin de bizzat içinde oldular. Hüzünlendiğimde onlar da hüzünlendiler, sevinçli olduğum anda onlar da aynı sevinci paylaştılar. Kendilerine sonsuz teşekkür ediyorum."

"HER BİTİŞ, YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR"

Tasavvurundan kuruluşuna kadar her aşamada Ak Parti'nin içinde olduğunu kaydeden Erdoğan, kadroların kurulmasından logonun belirlenmesine, tüzükten programa, seçim kampanyalarından balkon konuşmalarına, şarkılarından ezgilerine kadar her aşamada partisiyle, teşkilatıyla olduğunu, her zorluğa birlikte göğüs gerdiklerini söyledi.

Erdoğan, "Üzülünce hep birlikte üzüldük, sevinince birlikte sevindik. Milletin teveccühüne de ümmetin duasına da birlikte mazhar olduk. Partimizi öyle bir yere taşıdık ki Türkiye'nin kaderiyle, Ak Parti'nin kaderini adeta özdeş hale getirdik. Hatta, Ak Parti'yi, Filistin başta olmak üzere, yeryüzündeki tüm mazlumların umudu konumuna yükselttik. Ne yaptıysak, hep birlikte yaptık. Allah, hepinizden razı olsun" ifadelerini kullandı. 

Bu mücadele sürecinde, hayatını kaybeden yol arkadaşlarına Allah'tan rahmet niyaz ettiğini, çeşitli nedenlerle aralarından ayrılmak zorunda kalan, sadakatleri ve gönülleri kendileriyle olan kardeşlerine de teşekkür ettiğini söyleyen Erdoğan, salona seslenerek tek tek herkesten helallik istedi.

"Ben de herbirinize hakkımı helal ediyorum" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Hazreti Mevlana ne güzel söylemiş: Her gün bir yerden göçmek ne iyi, her gün bir yere konmak ne güzel, bulanmadan, donmadan akmak ne hoş, dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait, şimdi, yeni şeyler söylemek lazım... Evet. Her bitiş, yeni bir başlangıçtır. Unutmayın güneşin batışı, doğacağına delalettir. Karanlığın sonu hep aydınlık, gecenin sonu şafaktır. İnanıyorum ki her ayrılık da aslında bir vuslattır. Bugün milletimizle birlikteyiz, yarın da Allah ömür verirse, yine milletimizle birlikte, milletimizin içinde olacağız. Rabbim bizi doğru yoldan, dosdoğru istikametten ayırmasın. Rabbim, birliğimizi, dirliğimizi, yol arkadaşlığımızı, kardeşliğimizi bozmasın. Rabbim muhabbetimizi eksiltmesin. Allah'a sonsuz hamdü senalar olsun ki bizlere, bu ülkeye ve bu millete hizmetkar olma şerefini bahşetti. Rabbim bu şerefi daim kılsın. Allah yar ve yardımcımız olsun. Yolumuz, bahtımız her daim açık olsun. 

Ak Parti'nin 1. Olağanüstü Büyük Kongresi'ne ve Genel Başkan adayı Davutoğlu'na başarılar dileyen, teşkilat mensuplarını tebrik eden Erdoğan, "Adalet ve Kalkınma Partisi'ni yani aşkımı, sevdamı, tutkumu, kavgamı da önce Allah'a, sonra sizlere emanet ediyorum. Yeniden görüşmek, yeniden kavuşmak umuduyla, kalın sağlıcakla diyorum" ifadesini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 28 Ağustos 2014, 00:09

Erol KÜÇÜKOĞLU

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER