Konuşan herkesi susturdu!

AK Parti Grup Toplantısı'nda partililere hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan zehir zemberek açıklamalar yaptı. Özellikle 31 Mart 2019 seçimleri öncesinde parti içerisinde adaylık sürecine ilişkin konuşan Erdoğan'ın açıklamaları konuşan herkesi susturdu.

"YAKINDA MİLLETİMİZLE PAYLAŞACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart'ta sandıkla bütünleşmeye hazırlandıklarını belirterek, "Dolayısıyla inşallah 1 Nisan itibarı ile de adeta yeni bir dönem başlayacaktır" dedi. Erdoğan, "Siyasetin ve teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak titiz bir araştırmayla, soruşturmayla, analizle adaylarımızı netleştirmenin gayreti içindeyiz. İnşallah tüm bu hazırlıklarımızdan tamamlanmış olanları yakında milletimizle paylaşacağız" dedi.

ZEHİR ZEMBEREK AÇIKLAMALAR!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının son bölümünde öyle açıklamalarda bulundu ki, özellikle son günlerde Ordu siyasetinde yaşananlarla da adeta birebir örtüştü. İşte o açıklamalar:

"Seçim dönemlerindeki adaylık mücadelesi de bizim için bu hizmeti kimin daha iyi yapacağının yarışı ve takdirinden ibaret bir süreçtir. Bir göreve kimi zaman iki, kimi zaman oniki, hatta kimi zaman çok daha fazla kişi talip olur. Sonuçta bir kişi o işi üstlenir. Adayımız belli olduğunda diğer tüm arkadaşlarımız saf tutar. Seçim gününe kadar tıpkı kendisi adaymış gibi canla, başla çalışır. Her kim ki, değerli kardeşlerim 'ben aday gösterilmedim' diyerek partimize sırtını dönüyor, hatta gidip kendine başka mecralar arıyorsa, o kişi zaten hiçbir zaman AK Partili olamamış demektir. 

"KENDİNİ NEFİS MUHASEBESİNE ÇEKSİN"

Her kim ki, aynı şekilde benim istediğim kişi aday gösterilmedi diye benzer tavırlara giriyorsa zaten yanlış yerdedir veya ben niye şuradan aday gösterilmedim de, buradan gösterildim diyorsa, o da kusura bakmasın, önce bir nefis muhasebesine kendisini çeksin. Biz bir davayız, bir teşkilatız. Biz de kesinlikle malum bunu özel toplantılarımızda hep görüşmüşüzdür, değerlendirmeler yapılır, istişare yapılır, bunun sonunda da sen filanca yerden adaysın denildiği zaman, o da eyvallar der, orada çalışmaya başlar. 

"DEĞER DEĞİL MERKEZ SKALASI"

Onu da geçelim, üç dönemden fazla dedik ki, olmayacak. Ancak başarılı gördüğümüz arkadaşları bizler daha farklı yerlerde istihdam edebiliriz dedik. Peki ben de başarılıydım, ama ben niye istihdam edilmedim havasına girenler varsa, senin değer noktasındaki skalanla, merkezin skalası farklı olabilir. Bundan dolayı da, yani aday olurken üç dönem orada görev yaparken veya iki dönem görev yaparken herşey iyi güzel de, aday yapılmadığın zaman niye bozuluyosun? Niye o zaman sana bir şeyler oluyor? 

"KİMSENİN BEN DEMEYE HAKKI YOK"

Yani bu hareketin kendine has ilkelerinin olması ve bu ilkelere de bütün arkadaşlarımızın sadakatle sarılması şüphesiz ki, bizim görevimizdir. Arkadaşlar, demokrasi içinde siyaset yapmak demek ideallerle mümkünleri olabildiği kadar birbirine yaklaştırmaya çalışmak demektir. Yaklaşık 11 milyon üyesi olan, 24 Haziran Cumkhurbaşkanlığı Seçimi'nde 26 milyon 330 bin oy almış bir partide hiç kimsenin ben demeye hakkı yoktur.

"BİREYSEL GAFLETE DÜŞME İRADENİZ SİZE AİT"

Biz enaniyetten Allah'a sığınan bir medeniyetin mensuplarıyız. Bunun için AK Parti ben partisi değil, biz partisidir bu böyle bilinmeli. Kendini bu biz kavramının içinde hissseden herkese AK Parti'de düşecek bir görev muhakkak vardır. AK Partili kimliğiyle ortaya çıktığınızda, duruşunuzla, oturuşunuzla, kalkışınızla, ağzınızdan çıkan herşeyle, hatta yediğinizle içtiğinizle örnek olma sorumluluğunu da üstlenmişsiniz demektir. Bireysel olarak gaflete düşme, yanlışa sapma iradeniz size aittir, ama AK Parti davasının neferi olarak böyle bir lüksünüz kesinlikle yoktur. 

"KENDİ ÇEVRESİNE DERT OLAN  MİLLETİN DERDİNE NASIL DERMAN OLACAK?"

Üzerinde en küçük bir şaibe olan hiç kimseden ikaz beklemeden kendisi bu kapının dışına bir defa çıkmalıdır. Gönül yapmak yerine gönül kıran da yanlış yerde olduğunu aynen bilmelidir. Evet, siyaset gönül işidir. Gönüllülük işidir. Biz gönül dünyamıza, 3 kıta, 7 iklimdeki tüm kardeşlerimizi, tüm mazlumları ve mağdurları sığdırmışken kendi ilçesindeki, ilindeki insanlara karşı alicenap olmayı başaramayanlar çatımıza ancak zarar verir. Zira AK Parti'de görev almak demek, milletin derdiyle dertlenmek, geleceğine ışık tutmak demektir. Kendisi zaten çevresindekilere dert olan milletin derdine nasıl derman olacak? AK Parti teşkilatlarının ve adaylarımızın kendilerini bu zaviyelerden gözden geçirmelerini istiyorum. Genel Başkan olarak bizim herşeyi anında görmemiz, müdahale etmemiz mümkün olmayabilir. Elbette herkes kendi durumunu kendi en iyi bilir, ama ölçümüzün de şu olduğu bilinmelidir. Acaba millet bana ne diyor? 

"YORULANLAR, YOLDA KALANLAR, YOLUNU KAYBEDENLER OLDU"           

Kuruşulunu ilan ettiğimiz 14 Ağustos 2001 tarihinden beri hamdolsun, bu şuura sahip arkadaşlarımızla yol yürüdük. Arada elbette yorulanlar, yolda kalanlar, yolunu kaybedenler olmuştur. Buna rağmen Türkiye'yi 16 yılda, üç kat büyütmeyi, bölgesinde ve dünyada söz sahibi yapmayı AK Parti'nin her kademesinde görev almış yoldaşlarımızla, dava ve kader arkadaşlarımızla birlikte başardık. İnşallah 2023 hedeflerimize de sizlerle birlikte ulaşacağız ve çocuklarımız kendilerine emanet edeceğimiz 2053 ve 2071 vizyonlarımızı bu güçle temel üzerinde yükselteceklerdir."

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2018, 00:31

eko

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER