Erdoğan'dan iki ayrı 'Gençlik' tarifi!

Eğitim-Bir Sen'in düzenlediği Türkiye Eğitim, Fetih ve Gençlik Buluşması'nda konuşan Başbakan Erdoğan, kendi arzu ettiği gençliği tanımladı. Kendi arzu ettiği gençliği, "Medeniyet tasavvuru olan, Hz.Hamza gibi yürekli, Hz.Ömer gibi adaletli, Hak'kı hatırlatan, Hak'kı hatırlayan omurgalı bir gençlik" olarak tanımlayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'de var olan bir başka genç kesimi de, "densiz, cam çerçeve indiren, insan öldüren, başörtülü kızlara saldıran, mabetlere saygısızlık yapan, sokakları savaş alanına, çatışma alanına çeviren, Fethe zulüm gibi bakan, bira şişeleriyle TC yazan gençlik" olarak tanımladı.

Erdoğan'dan iki ayrı 'Gençlik' tarifi!
İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen'in Küçükçekmece'deki Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi'nde düzenlediği "Medeniyetimiz ve Büyük Türkiye Yolunda Eğitim, Fetih ve Gençlik" temalı Türkiye Buluşması'na katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, buluşmayı düzenleyen kişi ve kurumlara teşekkürlerini iletti.

"KENDİNİ BİLMEZLER, DENSİZLER"

Konuşmasının önemli bir bölümünü gençlere ayıran Erdoğan, fetihin ruhunu anlamayanların insan sevgisinden ve medeniyetimizin ruh kökünden anlamayacağını söyledi. İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır araları:

"Bundan 1 yıl önce İstanbul'da bazı kendini bilmezler, bazı densizler, gittiler duvarlara 'Zulüm 1453'te başladı' diye yazdılar. Malesef. İşte bu zihniyet, barışı savunamaz. Bu zihniyet hakkı, adaleti, dayanışmayı, dostluğu, kardeşliği savunamaz. Bu zihniyet fethi de anlamamış, fetih medineyitin de anlamamış bir zihniyettir. Onun için bunlar, molotof kokteyllerle cam çerçeve indirirler. İnsanları öldürürler. Onun için başörtülü kızlarımıza alçakla saldırdılar, onun için mabetlerimize saygısızlık yaptılar, onunu için sokakları savaş alanına, çatışma alanına çevirmek istediler. Fethe, İstanbul'un Fethi'ne zulüm gibi bakanlar, işte bu zihniyetlerinden dolayı gittiler Türk Bayrağı'nı yaktılar. Bira şişeleriyle TC yazdılar. Bölücü örgüt liderlerinin posterleriyle Gazi Mustafa Kemal'ın posterlerini yan yana açtılar. Fetih ve fetih ruhunu anlamış bir gençlik bunu yapmaz. Medeniyet tasavvuru olan bir gençlik, bizim gençliğimiz bunları yapmaz."

"BİZİM GENÇLİĞİMİZ YUMUŞAK BAŞLI İSEM KİM DEDİ UYSAL KOYUNUM DİYEN BİR GENÇLİKTİR"

"Bizim medeniyetimizin gençliği haksızlık karşısında sesini yükseltebilecek cesarete sahip bir gençliktir. Bizim medeniyetimizin gençliği, eleştiren, haksızlığa itiraz eden, yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum diyen bir gençliktir. Ama aynı zamanda bizim medeniyetimizin gençliği, Hak'kın takdirini kendinde uman, ahlaklı, yüksek seciyeli, büyük düşünen büyük hayaller kuran ve büyük hedeflere ilerleyebilen bir gençliktir. Türkiye'nin gençliği Hz.Hamza gibi yürekli bir gençliktir. Türkiye'nin gençliği Hz.Ömer gibi adaletli bir gençliktir. Bizim gençliğimiz, elif gibi dimdik, Hak'kı hatırlatan, Hak'kı hatırlayan omurgalı bir gençliktir." 

"KULA KUL OLMADIK, KULLAR KARŞINDA EĞİLMEDİK"

Biz kula kul olmadık olmayacağız. Biz kullar karşısında eğilmedikm, eğilmeyeceğiz. Biz sadece Hak'kın karşısında eğileceğiz. Genç kardeşlerim, siz o kadar talihsiniz ki, Fetih ruhunu bir miras olarak, bir emanet olarak devralmış ir gençliksiniz. Evet, bu bir talihtir ama bu aynı zamanda mesuliyettir. Sizler tarihinize karşı mesulsünüz. Sizler, ecdadınıza karşı, medeniyetinize karşı mesulsünüz. Sizler Sultan Alparslan'ın, Osman Gazi'nin, Fatih Sultan Mehmet'in mirasına karşı mesulsünüz. Sizler, Şeyh Edebali'ye, Ahmed Yesevi'ye, Mevlana Celaleddin Rumi'ye, Ahmed'i Hani'ye, Mehmet Akif'e karşı mesuliyet taşıyan gençlersiniz. En önemlisi de sizler, Gazi Mustafa Kemal gibi gazilerimize toprağı sıksan fışkıracak şehitlere karşı mesul gençlersiniz. Sizin omuzlarınızda çok büyük bir dava taşı var." 

"ÇATIŞAN GENÇLİK OLMAYACAKSINIZ"

"Sizler çatışan gençlik olmayacaksınız. Sizler medeniyetini, kültürünü, dilini, milli ve manevi değerlerini unutan, örseleyen ve örseleten bir gençlik olmayacaksınız. Sizler kutuplaştıran, kamplaştıran, ayrıştıran, farklı olana hor bakan bir gençlik de olmayacaksınız. Sizler edebi ve adabı ayaklar altına alan bu toprakların hamurundaki edebi çiğneyen bir gençlik asla olmayacaksınız. Ben sizlere inanıyorum. Sizler okuyacaksınız. Bu toprağın yazarlarını, şairlerini, mütefekkirlerini okuyacaksınız. Dünya'yı çok yakından takip edecek, en az bir yabancı dili iyi bilecek, Dünya yazarlarını okuyacaksınız. İradenize ipotek konulmasına müsade etmeyeceksiniz."

"FETHULLAN GÜLEN'E GÖNDERME YAPTI"

"Sahte peygamberlere, sahte şeyhlere, sahte hocalara itibar etmeyeceksiniz. Örgüt çıkarlarını dininin, peygamberlerinin bile üzerinde gören, örgüt mensuplarını kandırmak için sevgililer sevgilisi peygamberimizi miraç gecesinde, kardeşlerim kat kat semadan indirip kamyonete bindirecek kadar edepten uzaklaşan örgütlerin peşine takılıp gitmeyeceksiniz. Çatışmayı, can almayı, kırıp dökmeyi ideal haline getirmiş örgütlerin peşine düşmeyeceksiniz. Başkasının fikrine, özgürlüğüne, değerlerine saygı göstermeyen, başkasının hayat tarzına tahammül edemeyen akımlara asla prim vermeyeceksiniz. Medeniyetimizin temel kaynakları her zaman biliyorum ki, sizin rehberiniz olacaktır. Ecdadınız özellikle de şehit dedeleriniz, dedelerimiz sizlerin, bizlerin rehberi olacaktır. İnanıyorum ki, bu sayede şaşmayacak, şaşırtılmayacaksınız."

Erdoğan, genel başkanından üyelerine kadar tüm Memur-Sen'lilere, Eğitim Bir-Sen'lilere teşekkür ederek, "Büyük medeniyet yolculuğunda bize destek olduğunuz için ayrıca sizlere teşekkür ediyorum. Demokrasiye, milli iradeye, sandığa sahip çıktığınız için sizlere teşekkür ediyorum. 28 Şubat'ta dik durduğunuz için, 27 Nisan'da dik durduğunuz için, Gezi provokasyonlarında, 17 ve 25 Aralık darbe girişiminde dimdik durduğunuz için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. En çok da gerçekleştirdiğimiz reformlara verdiğiniz destek için, katkı için sizlere şükranlarımı sunuyorum" diyerek konuşmasının tamamladı. 

Güncelleme Tarihi: 30 Mayıs 2014, 14:56

Erol KÜÇÜKOĞLU

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER