Engiyurt'tan CHP'ye 'öğütme makinesi' benzetmesi

DEMOKRAT Parti Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, Haber Global'de katıldığı bir programda Cumhuriyet Halk Partisi'ni öğütme makinesine benzetti. Parti içinde uzun vadeli kimsenin yol almasına izin verilmediğini belirten Enginyurt, "Çok acımasız bir şekilde parti içi dengeler gözetilerek ve lidere daha yakın olma anlayışından hareketle dışlanıyor, ötekileştiriliyor. Abdullah Gül'e gösterdikleri hoşgörüyü, Cumhuriyet Halk Partisi'nde falancıya karşı göstermemezlik yapmazlar. Mansur Yavaş'a karşı yaptıkları hoşgörüyü bir başka belediye başkan adayını yıpratarak, imha ederek, kendi davasından, mücadelesinden gelmiş insanları dışlamazlar. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne baktığımızda öğütme makinesi gibiler maşallah" ifadelerini kullandı.

Engiyurt'tan CHP'ye 'öğütme makinesi' benzetmesi

Haber Global'de "Jülide Ateş ile 40" programında Jülide Ateş'in sorularını yanıtlayan Demokrat Parti Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, Türkiye'de sol siyaseti solcuların yönetmediğini ileri sürdü, "Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne baktığımızda öğütme makinesi gibiler maşallah. Partide uzun süreli hiç kimse bir yere gidemiyor" diye konuştu.  

Ateş'in "Türkiye'de sol siyaseti artık sağcılar mı yönetiyor?" şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:

"Türkiye'de sol siyaseti solcuların yönetmediği kesin. Çünkü eger Türkiye'de sol siyaseti solcular yönetmiş olsa, sosyal adalet kavramına, sosyal demokrasiye inanmış olsalar, Atatürk'ün laik ve demokratik cumhuriyet çizgisinde mücadele ettiklerini görseler, düşünseler, o zaman kendi içlerinde dahi birbirlerine karşı acımasız davranmazlar. Yani, Abdullah Gül'e gösterdikleri hoşgörüyü, Cumhuriyet Halk Partisi'nde falancıya karşı göstermemezlik yapmazlar. Mansur Yavaş'a karşı yaptıkları hoşgörüyü bir başka belediye başkan adayını yıpratarak, imha ederek, kendi davasından, mücadelesinden gelmiş insanları dışlamazlar. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne baktığımızda veya sol partilere baktığımızda öğütme makinesi gibiler maşallah. Partide uzun süreli hiç kimse bir yere gidemiyor. Yani az öne çıkan, çok acımasız bir şekilde parti içi dengeler gözetilerek ve lidere daha yakın olma anlayışından hareketle dışlanıyor, ötekileştiriliyor. Solculuk haksızlığa karşı mücadele, sosyal adaleti sağlamaksa öyleyse solculuk sadece slogandan ibaret olmamalı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetmeye talip olmuş sol hareket, geçmiş dönemde vermiş olduğu Deniz Gezmiş'lerin mücadelesini, Bülent Ecevit'lerin mücadelesini, Deniz Baykal'ların duruşunu dikkate alarak duruş göstermeli. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ne baktığınızda maalesef sokağın sesi olma yerine, demokrasi mücadelesi verme yerine 100-150 arasında milletvekilimiz olsun, parlamentoda temsil edilelim, kim yönetirse yönetsin derdindeler. Onun için sol, sol tarafından yönetilmediği kesin."

eko

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER