AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş beraberinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ile birlikte HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'nu partisinde ziyaret etti.  

Seçimler öncesinde görüşmelerde bulunduklarını belirten AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, "Bu öncelikle bir iade-i ziyarettir ve bu ziyaret çerçevesinde de görüşlerimizi karşılıklı olarak bir kez daha teyit etmek, güçlendirmektir. Yine ben bu çerçevede geçtiğimiz günlerde HÜDA-PAR'ın resmi açıklamasıyla önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adaylığına destek verecek olmalarını alenen açıklamaları dolayısıyla kendilerine teşekkürlerimizi ifade ediyoruz. Biz bu süreci bir pazarlık, bir koalisyon görüşmesi, bir takım milletvekili pazarlıkları, liste pazarlıklarından daha ziyade Cumhur İttifakı'nın en başından beri geliştirdiğimiz gibi ilkeler etrafında bütünleşme, ilkeler etrafında fikirlerimizi mümkün olduğunca ortaklaştırma olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.

"ORTAK NOKTAMIZ İLKELERİMİZDİR"

Kurtulmuş, "Hiç şüphesiz hem Sayın Cumhurbaşkanımıza destek veren, hem de Cumhur İttifakı'nın içerisinde olan ve bundan sonra olacak olan partilerin her birisinin ayrı bir kurumsal kimliği, her birisinin kendisince öncelemiş olduğu bir parti programı ve siyasi fikirleri vardır, ama sonuç itibarı ile hepimizi ortak bir noktaya getiren ilkelerimizdir" ifadelerini de kullandı.  

HÜDA-PAR GENEL BAŞKANI CANLI YAYINDA AÇIKLAMALARDA BULUNDU

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ile görüşmesiyle gündeme gelen HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu canlı yayında Habertürk'ten Mehmet Akif Ersoy'un sorularını yanıtladı.

İYİ Parti bir sandalye daha kaybetti! İYİ Parti bir sandalye daha kaybetti!

AK Parti ile yaptıkları görüşmeye iliştin konuşan Yapıcıoğlu, "AK Parti'den bize davet geldi. Şu ana kadar bir sıkıntı yok" dedi, ancak görüşmelerin içeriği hakkında bilgi vermekten kaçındı.

Kendi partisinde tek başına karar almadığını vurgulayan Yapıcıoğlu, "Biz sırtımızı ne Kandil'e, ne Zagros'a, ne işte ne bileyim Erciyes'e ya da başka bir yere sırtımızı dayamıyoruz. Biz Allah'a güvendik ve biz bir yuva kurduk. Açık bir siyaset yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.

'HİZBULLAH' TANIMI

Yapıcıoğlu, kendisinin bir takım kesimler tarafından "Hizbullah'ın Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu" olarak anıldığını belirterek "Böyle bir şey olabilir mi?" şeklinde yanıt verdi. 

İşte o açıklamaları: 

"Israrla birileri belki bazılarının, bazı siyasetçilerin, bazı gazetecilerin Millet İttifakı'nı HDP ile görüşmeler ya da onu ittifaka dahil etme çabaları üzerinden vurmaya çalıştığı için adeta bir rövanş alma niyetiyle ya da bir kıyas yapma suretiyle bizi bu işin bir nesnesi haline getirmeye çalışıyor. Bu doğru bir şey değil. Bu ahlaklı bir şey de değil. Bakınız öyle saldırılar oluyor ki, sizin meslektaşlarınızdan bir tanesi arkadaşlarım bahsettiler. Hizbullah'ın Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu diyor. Böyle bir şey olabilir mi? Siz daha önce böyle bir şey duydunuz mu?" 

"HİZBULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ DİYEMEDİ"

Kendisine "Hizbullah'ın Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu" diyenlere "Böyle bir şey olabilir mi?" diyerek yanıt veren Yapıcıoğlu, Mehmet Akif Ersoy'un "Sosyal medyadan yazıyorlar sorar mısınız Hizbullah'a terör örgütü diyor mu?" sorusuna ise gülümsedi ancak açıkça "Evet" ya da "Terör örgütüdür" diyemedi "Düşmanlaştırıcı, ötekileştirici, şeytanlaştırıcı bir dil kullanmanın kimseye bir faydası yok. Küresel çapta çok büyük oyunlar kuruluyor. Biz bu oyunu gördüğümüz için, biz bu oyunu bozduğumuz için bize saldırılar oluyor" dedi.

İşte o açıklamalarının tamamı: 

"Bakın yani şimdi daha önce söyledim. 10 yıl önce kurulmuş bir siyasi partiyiz. Daha önce seçimlere girmiş, daha önce yine Cumhur İttifakı'nın geçen seçimlerdeki adayını desteklemiş bir partiyle ilgili ısrarla bazı şeyler ısıtılıp ısıtılıp getiriliyor. Tabi şimdi maksak, şimdi bakınız. Ülkemiz zor bir zamandan geçiyor. Bir ay önce biz bir deprem yaşadık. 5 hafta önce. 10 ilimizde çok ciddi yıkım oldu. Elli bini aşkın can kaybımız var. Binlerce, onbinlerce bina yıkılmış durumda. Bu yaraları sarmak çok uzunca bir zamanımızı alacak. Sadece bu da değil. Etrafımızda çok ciddi olaylar gelişiyor. 11 Mart'ta Suriye'deki iç savaşın 12'nci geride kaldı, 13'üncü yıla girdik. Kuzey'de bir savaş var. Ege'de sular ısıtılmaya çalışılıyor. Çok büyük bir planlar var. Bölgemiz bütün bütün karıştırılmaya çalışılıyor ve bu karışıklıklar esnasında belki sağlam durmamız gerekirken, sanki 14 Mayıs'ta bir bir seçime değil de, bir savaşa giriyormuşuz gibi düşmanlaştırıcı, ötekileştirici, şeytanlaştırıcı bir dil kullanmanın kimseye bir faydası yok. Bunu yapanlar belki oylarını 3-5 oy arttıracaklar, ya da siyasi rakiplerinin oylarını 3-5 aşağıya çekecekler diye bu manevraları yapıyorlarsa, bu söylemleri geliştiriyorlarsa şunu net bir şekilde ifada edeyim ki, bunlar millete de memlekete de zarar veriyorlar. Siyasi partilerin hiçbirisi bizim düşmanımız değil. Onlar bizim sesli rakiplerimizdir. Biz savaşa gitmiyoruz, biz seçime gidiyoruz. Eğer biz birbirimize düşersek, emin olun bunun kazananı yok. Eğer biz birbirimize düşersek, bizi birbirimize düşürüp kendi çıkarlarını büyütmeye çalışan ya da kendi çıkarları doğrultusunda bizi birbirimize düşürmeye çalışan insanların ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Biz bu tuzaklara gelmeyeceğiz, biz bu oyunları bozacağız. Zaten biz ona inanıyoruz ki, çok küresel çapta çok büyük oyunlar kuruluyor. Biz bu oyunu gördüğümüz için, biz bu oyunu bozduğumuz için bize saldırılar oluyor." 

"PARTİ PROGRAMINDAKİ SKANDAL İFADELERE YANIT VERMEDİ"

Mehmet Akif Ersoy'un HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'na kendi parti programlarının 23'üncü sayfasında yer alan "Kürtlerin varlığı anayasal olarak tanınmalı, Türkler ve Kürtler, ülkenin asli kurucu halkları olarak kabul edilmelidir. Kürtçe, Türkçe ile beraber ikinci resmi dil olarak kabul edilmeli, Kürtçe aynı zamanda eğitim dili olmalıdır. İlköğretim öğrencilerine okutulan ırkçılık kokan 'Andımız' ve benzeri metinler kaldırılmalıdır. Muhtelif yerlerde yazılan 'Ne Mutlu Türküm Diyene' gibi yazılar silinmeli, "Bir Türk dünyaya bedeldir" şeklindeki ırkçı söylemlere son verilmelidir" ifadelerini sormasına ise yanıt vermekten kaçındı.

Editör: TE Bilisim