TZOB Başkanı: "Ramazan fırsatçılığı yapılmasın"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaklaşan Ramazan öncesi gıda fiyatlarına ilişkin, "Önümüzdeki günlerde tarla ürünlerine geçilmesiyle domates, taze fasulye, kabak, patlıcan, patates, karpuz ve kavun gibi ürünlerde üretim artışı olacak ve fiyatlar daha makul seviyeye oturacak. Kuru gıdalarda, tavuk, kuzu ve dana etinde bir fiyat artışı beklemiyoruz. Özellikle ürün fiyatlarını Ramazan boyunca takip edeceğiz" dedi.

TZOB Başkanı:
ANKARA - Bayraktar, TZOB Genel Merkezi'nde Ramazan öncesi gıda fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çiftçinin bu yıl yaşamadığı bir doğal afet kalmadığını belirten Bayraktar, "Çiftçimizin bağına, bahçesine, tarlasına ateş düştü" diye konuştu.

Doğal afet yaşanan bölgelere TZOB Yönetim Kurulu üyeleriyle giderek çiftçiye moral vermeye çalıştıklarını anlatan Bayraktar, üreticinin sorunlarını dinlediklerini, bürokratların da bu toplantılara katıldığını söyledi. Çiftçinin zararların tazminini beklediğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

"Bu yıl Ramazan öncesi gıda fiyatlarının daha önceki yıllardan çok daha büyük bir önem arz ettiği herkesin malumu. Zira, 2013-2014 üretim sezonu başlangıcından itibaren, çiftçimizin bağına, bahçesine adeta ateş düşen doğal afetlerin hemen her türlüsünün yaşandığı bir yıl oldu. Kuraklıkla başlayan, ardından don afetiyle devam eden, dolu, fırtına, aşırı yağış, hortumla, iki bölgemiz dışında ülkemizin tamamına yakınını daha önceki yıllarda görülmediği şekilde etkileyen, tabii afetler yaşadık. Daha önce sizlerle de paylaşmış olduğum gibi, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, bu afetlerin yaralarının sarılması, ülkemizin gıda güvencesini sağlayan çiftçimizin sorunlarının sahada dinlenmesi ve incelenmesi için, yurt genelini kapsayacak şekilde toplantılar düzenledik. Bu toplantılar neticesinde, iller bazlı hazırladığımız zararlar, talepler ve beklentilerle ilgili raporları, başta Başbakanlık olmak üzere, tüm bakanlıklara, muhalefet liderlerine, ilgili birimlere ilettik. Yerinde yaptığımız incelemelerde tespitlerimiz o ki, bu yıl çiftçimizin sorunları büyüktür. Mutlaka,  acil ve farklı tedbirlerle çözülmesi zorunluluğu vardır. Zira, bu sorunları, çiftçimize moral verecek şekilde çözemezsek, gelecek üretim sezonuna hazırlamakta zorluk çekeriz, çiftçiyi tarlaya sokamayız.
Alınacak tedbirler; çiftçimize can suyu, onları gelecek sezona hazırlayacak şekilde moral olmalı, tarlasına, bağına, bahçesine girmesi için teşvik etmelidir. Bunu yapamazsak bu yıl ki sıkıntıları gelecek yıllara taşımak gibi bir sorunla karşı karşıya kalabiliriz." 

"ÇİFTÇİ YÜKSEK FAİZLİ BORCUNU DÜŞÜNÜYOR"

"Hükümetimiz bir adım atarak, düşük faizli kredileri, bir yıl erteleme kararı almıştır. Ancak; sahada yaşanan ile alınan tedbirler karşılaştırdığımızda bu tedbirleri yeterli görmemekteyiz. Çünkü ÇKS kayıtlarındaki sıkıntılardan dolayı düşük faizli kredi kullanamamış çok sayıda çiftçimiz, yüksek faizli aldığı borçları nasıl ödeyeceğinin büyük endişesini yaşamaktadır." 

"BORÇ ERTELEMESİ 1 YIL DEĞİL, BİR KAÇ YIL OLMALI"

Don afetinden zarar gören bölgelerdeki çiftçilerin geçtiğimiz günlerde ertelendiği açıklanan borçlarıyla ilgili de konuşan TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü:

"Borç ertelemesinin bir yıl değil de bir kaç yıl olmasını istiyoruz. Diğer kurumlara olan çiftçi borçlarının, elektrik borçları da dahil olmak üzere erteleme kapsamına girmesini arzu ediyoruz. Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) girmeyen üreticilerimizin borç ertelemesi yapılmadı. Doğal afetlerden zarar gören ve ÇKS'ye girmeyen çok sayıda üreticimiz var. Bu üreticilerimize de bir yapılandırma bekliyoruz. Bunları yapamazsak, çiftçimize moral veremezsek, onu motive edemezsek, çiftçimizin önümüzdeki yıl üretim için tarlaya girme şansı kalmaz, Allah korusun, Allah, bu ülkeyi açlıkla imtihan etmesin, en büyük korkumuz budur, çiftçimiz tarlaya girmediği takdirde önümüzdeki yılların üretimi de düşecek, ülkemiz gıda güvencesini sağlama noktasında bir tehditle karşı karşıya kalacaktır."

Ramazanda bu nedenlerle gıda ihtiyacının spekülasyona açık olduğunu belirten Bayraktar, bazı ürünlerde yaşanan arz eksikliğinin fiyat artışlarına neden olacağına işaret etti.
Bayraktar, 7 yıldır Ramazan öncesi fiyatları tespit ettiklerini ve kamuoyunu bilgilendirdiklerini, bu yıl piyasayı daha fazla takip edeceklerini vurgulayarak, bütün kurum ve kuruluşların da bu manada dikkatli olması gerektiğini söyledi. Ramazanda gıdaya talebin arttığını vurgulayan Bayraktar, bu talebin özellikle et, et ürünleri, süt ürünleri, bakliyat ve unlu mamullerde yoğunlaştığını dile getirdi.
 
"TZOB OLARAK BU YIL HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK ÖNEM VERECEĞİZ"
 
Şemsi Bayraktar, "Bu hassas dönemde ürün fiyatlarının spekülasyona açık olması nedeniyle, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, 7 yıldır Ramazan öncesi yaptığımız, ardından ay boyunca takipçisi olduğumuz çalışmalara, bu yıl her zamankinden daha çok önem vereceğiz. Buradaki sorumluluğumuzun farkındayız. Ancak bir talebimiz de gıda fiyatlarının spekülatif yükselmesini önleyecek bütün kurum ve kuruluşlarımıza yöneliktir. Onların da konuya bizim kadar duyarlı yaklaşacağından, takipçisi olacağından emin olduğumuzu önemle vurgulamak isterim." dedi.
 
"İTHALAT LOBİLERİ ÜRETİCİDE BÜYÜK TEDİRGİNLİK YARATIYOR"

Ramazan ayında gıdaya talebin arttığını, bu talebin özellikle et, et ürünleri, süt ürünleri, bakliyat ve unlu mamullerde yoğunlaştığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

"Fiyatlara geçmeden önce, bir kez daha uyarmak istiyorum ki, et fiyatlarında görülebilen en küçük artışta bile harekete geçen ithalat lobileri, üreticilerimizde büyük tedirginlik yaratmaktadır. 'Tüketici fiyatları yükseliyor, ithalat yapılmalı' söylemlerinin arkasına sığınarak, ithalatın tekrar açılmasını sağlamaya çalışmak, kırmızı et üretimine vurulacak en büyük darbe olacaktır. Tüketici fiyatlarını geriletmenin en etkili yolu, karkas üretim maliyetlerini düşürmekten geçmektedir. Bu ise yem ve besiye alınacak canlı materyal fiyatlarını düşürmekle mümkün olacaktır. İthalat, karkas üretim maliyetleri ortadayken üreticilerin sektörden tasfiyesine yol açar. Zaten geçmişte yapılan ithalat, et fiyatlarında ciddi bir düşüşe neden olmamıştır. İthalattan ne üretici, ne tüketici kazanmıştır. Hayvan ithalatının ne üreticiye, ne tüketiciye bir faydası vardır. Tek kazanan yabancı ülkelerin çiftçileri, ithalat lobileri ve aracılar olmuştur. Bu yıl yaşanan doğal afetler, hayvan yemi olarak kullanılan ürünlerde de ciddi üretim kayıplarına neden olacaktır. Hayvancılıkta en fazla kullanılan yemlerden, mısırda, arpada, soyada, fiğde üretim kaybı beklenmektedir. Bütün bu bilgiler ışığında en önemli beklentimiz; yem piyasa fiyatlarının yükselmesini önleyici tedbirlerin alınması, bu konuda üreticilerin desteklenmesidir."

"BU YIL VE GEÇEN YILIN RAMAZAN ÖNCESİ FİYATLARININ KARŞILAŞTIRILMASI"

Bu yıl ve geçen yıl Ramazan öncesi fiyatları karşılaştırdığında, market fiyatlarında 9 üründe azalma, 28 üründe ise fiyat artışı olduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

"Markette en fazla fiyat düşüşü yüzde 48,52 ile domateste görülmüştür. Domatesteki fiyat düşüşünü yüzde 31,46 ile sivri biber, yüzde 10,53 ile kuru soğan izlemiştir.
Buna karşılık, fiyatı en fazla artan ürün yüzde 154,50 oran ile kuru kayısı olmuştur. Kuru kayısıdaki fiyat artışını yüzde 70,80 ile Antep fıstığı, yüzde 64,24 ile fındık, yüzde 56,53 ile kuru fasulye, yüzde 41,65 ile kiraz, yüzde 38,10 ile şeftali, yüzde 34,38 ile pirinç, yüzde 28,82 ile kavun, yüzde 26,75 ile limon, yüzde 21,50 ile havuç, yüzde 19,77 ile patates, yüzde 17,26 ile zeytinyağı, yüzde 17,25 ile elma, yüzde 17,17 ile kırmızı mercimek, yüzde 12,70 ile yeşil fasulye, yüzde 11,25 ile karpuz takip etmiştir. Ramazan ayları öncesinde son bir yılda,  üretici fiyatlarında, 3 üründe fiyat değişimi olmazken, 12 üründe azalma, 18 üründe ise fiyat artışı olmuştur. Maydanoz, kavun ve nohut fiyatlarında değişim meydana gelmemiştir. Fiyat düşüşü yüzde 53 oran ile en fazla sivri biberde görülmüştür. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 51,22 ile domates, yüzde 38,61 ile kuru soğan, yüzde 31,12 ile patlıcan, yüzde 21,25 ile kuru üzüm, yüzde 18,87 ile yeşil soğan, yüzde 16,67 ile kuru incir, yüzde 13,06 ile marul, yüzde 10 ile kabak izlemiştir." 

"Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 180 oran ile kuru kayısıda görülmüştür. Kuru kayısıdaki fiyat artışını yüzde 104 fındık, yüzde 77,46 Antep fıstığı, yüzde 57,93 kiraz, yüzde 54,90 elma, yüzde 49,43 ile karpuz, yüzde 39,13 ile kuru fasulye, yüzde 35,37 ile yumurta, yüzde 30,77 ile kırmızı mercimek, yüzde 30,20 ile limon, yüzde 30 ile zeytinyağı, yüzde 28,85 ile şeftali, yüzde 27,78 ile süt, yüzde 26,51 ile patates, yüzde 23,31 ile dana eti, yüzde 15,68 ile pirinç takip etmiştir. Bildiğiniz gibi Ramazan ayları bir önceki yıla göre on gün önce başlamaktadır. Fiyatlara bu durumun da etki edebildiği gözden kaçırılmamalı, ayrıca bazı ürünlerin fiyatlarındaki artışların doğal afetlerden kaynaklandığı unutulmamalıdır. Geçen yıl Ramazan öncesine göre üretici ve marketlerde fiyatı artan ürünlere baktığımızda, kuru kayısı, Antep fıstığı, fındık yaşanan don nedeniyle rekoltedeki kayba bağlı olarak fiyatlar artış göstermiştir. Kuru fasulyede görülen fiyat artışı ise dolar kurundaki yükseliş, önemli üretici ülkelerde fiyat artışları yaşanması ithal fiyatlarının artırmıştır. Bu da iç piyasaya yansımıştır. Bu yıl kuru fasulye üretiminde artış olacağı tahmin edilmektedir. Üretimdeki artışa paralel olarak fiyatların gerilemesi beklenmektedir."

"TÜM TARAFLAR GEREKEN HASSASİYETİ GÖSTERMELİ"
           
Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala tüm gözlerin gıda fiyatlarına çevrildiğini, tüketicilerin yeterli ve güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesinin herkesin dileği olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

"Üreticiden tüketiciye varıncaya kadar tüm taraflar bu hususta gereken hassasiyeti göstermelidir. Üretici, esnaf, halk, Ramazan ayını dört gözle beklemektedir. Tüm taraflar Ramazan ayının anlam ve önemine yakışır şekilde hareket etmeli, halkımız mağdur edilmemelidir. Gıda denetimleri artırılmalı, halkın sağlığıyla oynanmamalıdır. Bu şekilde hareket etmeyenler öncelikle karşılarında bizi bulacaklardır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ramazan yaklaşırken üretici, hal, pazar ve market fiyatlarını takibe devam ediyoruz. “Ramazan fırsatçılığı yapılmasın” diyoruz. Üreticiden tüketiciye varıncaya kadar tüm taraflar, bu hususta gereken hassasiyeti göstermesini bekliyoruz. Ramazan ayı boyunca da piyasaların nabzını tutacağız, tespitlerimizin sonuçlarını da siz değerli basın mensuplarımız aracılığıyla kamuoyunun dikkatine sunacağız." 

Güncelleme Tarihi: 21 Haziran 2014, 02:41

Erol KÜÇÜKOĞLU

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER